Ana içeriğe atla

Asra Yemin Olsun ki


Asra Yemin Olsun Ki
Mümin, nerede duracağını bilmelidir.
Sadece mekânsal anlamda değil; ahlaki, vicdani ve imani anlamda da.
Doğru yerde durmak; rüzgâra göre savrulmadan, kalabalığa göre yön değiştirmeden, hakikat ne ise onun yanında saf tutabilmektir.
Vakfe, tam da burada anlam kazanır: Durmak, aceleden kaçınmak, kalbi hizaya almak…
Mümince bakış ise duruşun aynasıdır, yansımasıdır.
İnsan nerede duruyorsa hayata oradan bakar; görmekten öte, anlamaya talip olur. Hikmetle bakan göz, sadece görüneni değil, görünenin ardındaki maksadı da arar. Feraset, doğru yerden bakmanın derinleşmiş hâlidir.
Rahmânî bakış, bu kavramları geçici ölçülerden kurtarıp bâki değerlerle okuyabilmeyi öğretir.
Zamanı, mekânı ve insan ilişkisini gündelik telaşın dışına taşıyabilmeyi…
Anı tüketmek yerine anlamlandırmayı; mekânı sadece bulunulan bir yer değil, şahitlik edilen bir alan olarak görmeyi…
Bizi biz yapan şeyler yalnızca yaptıklarımız değildir.
Çoğu zaman, yapmamız mümkünken vazgeçtiklerimizdir.
Elimizin uzanabileceği hâlde geri çekildiği yerler,
Dilimizin dönebileceği hâlde sustuğu anlar,
Kalbimizin haklıyken bile incitmemeyi seçtiği duraklar bizi biz yapar.
Allah Teâlâ salih kuldan bahsederken yalnızca “yapar” demez;
Ardından “yapmaz” diyerek sınır da çizer.
Çünkü istikamet, sadece yürümekle değil, yanlışa sapmadan doğru yolda kalabilmektir.
Sohbetlerimizde, toplantılarımızda sıkça okuduğumuz; kısa ama insanın bütün ömrünü içine alan Asr Suresini bilirsiniz.
“İnsan gerçekten hüsrandadır” der.
Bu hüsran, çoğu zaman yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdır.
Allah Teâlâ Kur’an-ı Azîmüşşan’da salih mümini anlatırken hep bir denge kurar:
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah onların yerine yakında öyle bir nesil getirecek ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihâd ederler ve kendilerine dil uzatan hiçbir kimsenin kınamasından korkmazlar. İşte bu Allah’ın öyle bir lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, lütfu ve rahmeti pek geniş olan, her şeyi hakkıyla bilendir.
Maide 54.ayet
Mümin yürümeli ama her yere gitmemeli.
Konuşmalı ama her sözü söylememeli.
Güçlenmeli ama zulme yaklaşmamalı.
İman, sadece kalpte taşınan bir niyet değil; hayata çekilen, yaşama yön veren bir çizgidir.
Salih amel ise yalnızca yapılan iyilikler değil, kötülüğe mesafe koyabilme becerisidir.
Hak, tek başına söylenen bir cümle değil; birbirimize yüklediğimiz bir emanettir.
Sabır sadece beklemek değildir; aceleyle karar vermemek, öfkeyle konuşmamak, zamanın hazına ve hızına karşı durabilmektir.
Asrın içinden geçip giderken hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olmak mühimdir.
Zaman akıyor, mesele zamana yetişmek değil, ana şahitlik edebilmektir.
Yapmamız gerekeni yapıp, yapmamamız gereken yerde durabilmektir.
Önümüzdeki güzel aylarda, günlerde ve gecelerde duruşumuzu sağlamlaştıralım; bakışımızı arındıralım. Kalbi merkeze alan, tefekkürlere vesile olacak işler yapalım inşallah.
Selam ve dua ile…

Ayşegül Duran

Yorumlar

  1. Çok güzel bir yazı okudum. Kaleminiz kavi olsun kardeşim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olacağı hal üzere eylesin kardeşim 😊

      Sil
  2. Emeğinize yüreğinize sağlık başkanım 🌹

    YanıtlaSil
  3. Ben okudum çok güzeldi inşallah uygularım kendimde bir silkelendim yazı sayesinde başkanım 🥰
    Nagehan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bana... Rabbim hepimizi razı olacağı hal üzere eylesin.

      Sil
  4. Asra Yemin Olsun Ki, kurtuluş acelede değil istikamattedir. Mümin, nerede duracağını bilendir, ruzgara değil hakikate yaslanandır. Kalp yerini buldu mu, bakış daha feraset kazanır. Zaman geçer, kalabalık dağılır... Hakikat yanında duran baki kalır.
    Yasemin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir yorum Yasemin kardeşim. Rabbim hepimizi razı olacağı müminlerden eylesin.

      Sil
  5. Gerçekten harika bir yazı olmuş eline yüregine saglık ablacım almamız gerekeni alıp uygulamayı nasip etsin inşallah Allah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah kardeşim. Dua eder dua beklerim 🥰

      Sil
  6. Kalem cihadının hakkını en güzel şekilde veren sevgili kardeşim. Allah senden razı olsun ve nasip etsin en güzel zamanda buluşmayı.💕

    YanıtlaSil
  7. Çok güzel olmuş kalemine sağlık Ayşegül hanımcım😍🌺
    Aynur hoca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum Aynur hocam. Okumanız çok kıymetli.😍

      Sil
  8. Mümin sadece yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla da mümin öyle mi?Bırak dünyada olup bitenleri, ülkedeki zulme ses çıkarmayan insan nasıl mümin olacak? Yaşananlara sessiz kalan biri hâlâ mümin olduğunu nasıl söyleyecek? Herkes kendi mahallesine Müslümanken bu mümkün mü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Veda hutbesinde bize bırakılan iki emanete sımsıkı sarılırsak ancak mümkün...

      Sil
  9. Çok güzel olmuş başkanım okudum. Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum başkanım. Okumanız çok kıymetli 🥰

      Sil
  10. Elinize Yüreğinize sağlık, Rabb'im Razı olsun Hocam selam ve dua ile

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İbrahim İçimdeki Putları Devir

"İbrahim, içimdeki putları devir elindeki baltayla. “ Bazen defalarca dinlediğimiz ezgiler vardır ya hani... Üzerinden uzun zaman geçse de unutamadığınız. Benim de uzun zamandır içimde söylenen ezgi; "İbrahim, içimdeki putları devir, elindeki baltayla... Kırılan putların yerine yenilerini koyan kim? İbrahim gönlümü put sanıp kıran kim” Ne güçlü bir ifade... Yazanın kalemine, söyleyen Aykut Kuşkaya'nın yüreğine sağlık. Dinlemediyseniz mutlaka tavsiye ediyorum. Hepimizin içimizdeki putları kırma zamanı çoktan geldi. Ama önce... onları tanımamız gerekiyor. Kastettiğim putlar sadece bir taştan yapılanlar değil, gönülden de yapılan putlar vardır. Önceliğimiz olan, kural koyan, bize yön veren.... Bizim gönlümüzdeki putun adı ne? Seni ve beni İslam davasından uzaklaştıran ne? Evlat sevgisi mi? Rızık kaygısı mı? Konfor alanının sakinliği ve sıcaklığı mı? Okul telaşı, diploma yarışı mı? Hangisi bizim imanımızı gölgede bırakıyor? Hangisi yüreğimize yerleşmiş, bizi ağ...

YÜRÜMEK

Allah’ın selamı üzerinize olsun kardeşlerim. Kardeşlerim diyorum çünkü Rabb’imiz “Müminler kardeştir.” Buyuruyor. Bu yazımda sizlere suni gündemlerden ziyade, kendi gündemimden bahsetmek istiyorum. Hafta sonu pürdikkat dinlediğim, -bazen- ağladığım ve sonrasında neden not almadım diye kendime kızdığım söyleşi tadında bir eğitim programına katıldım. Bu programın bende uyandırdığı duyguları sizlerle paylaşmak istiyorum.  “Güzellikler paylaştıkça çoğalır” sözüne hep inanarak... Programa konuşmacı olarak katılan eğitimci, hekim  Betül hanımefendiye teşekkür ediyorum. Kendisi, ömrünü “Allah yolunda daha fazla ne yapabiliriz?” derdiyle geçiren adanmış biri. Allah ondan ebeden razı olsun. “Yürümek; insan olarak yaptığımız eylemlerden biri ve yürürken aynı zamanda düşünmek” diye başladı eğitim semineri. Öyle bir yürüyüş ki; hayatını ortaya koyarcasına. Ölmek için yaşarcasına... Ya da yaşatmak için yaşamak, tıpkı Mu’âz bin Cebel gibi... İlim aşığı, Kur’an sevdalısı, g...